
Bir çok kariyerinin başındaki profesyonele hayalini sorsak, çok uluslu bir şirkette CEO olmak veya yönetim kurulunda görev almak cevabını duyarız. Baktığımız vakit, milyarlarca dolar ciro yapan, bir yatırım kararı ile ülkelerin kaderine etki edebilen, on binlerce kişinin çalıştığı bu şirketlerin en tepesinde yer almak, gerek otorite gerekse de profesyonellik olarak zirve noktasıdır. Bir de buna kazanılan maddi imkanları eklediğimizde, milyonlarca insanın hedefi ve hayali olmasını anlamak çok daha kolay.
Peki dünyada profesyonel hayatta yer alanların zirvesinde olan bu çok az sayıdaki CEO ne kadar kazanıyor ?
Son 10 yılı baz alan bir çalışma yapmış Wall Street Journal. Ben de bu çalışmayı burda paylaşmak istiyorum. WSJ, bu çalışmayı University of Southern California‘dan Kevin Murphy ile beraber yürütmüş. Toplam gelir hesaplanırken, CEO’ların kazandığı maaş, bütün primler, şirketlerin yayınladıkları finansal raporlarda yer alan diğer gelirler (glof klubü üyelikleri, estetik ameliyatları, stadyumlarda yer alan localar gibi) ve CEO’ların kullandıkları yani paraya çevirdikleri tarihlerdeki hisse değerleri ile, hak olarak tanındığı tarihteki kısıtlı hisse değerleri yer almakta.
Bu çalışmaya göre 2000-2009 döneminde elde ettiği 1.84 Milyar Dolar ile Oracle‘ın CEO’su Larry Ellison geliyor. Kendisini ülkemizde popüler kılan mezuniyet töreninde yaptığı iddaa edilen konuşma olsa dahi, Larry Ellison çoğu iş idaresi gurusu tarafından dahi olarak kabul ediliyor. 1977 yılında 1.200 Dolar ile kurduğu şirketin hala daha başında olan Larry Ellison için ünlü bir deyiş vardır,
Larry Ellison ile Tanrı arasında tek fark nedir ? Tanrı kendisinin Larry Ellison olduğunu iddaa etmez.
İkinci sırada ise 1.14 Milyar Dolar kazanan, IAC ve bu gruptan ayrılan Expedia‘nın CEO’su Barry Diller geliyor. Üçüncü sırada son günlerde istim üstünde olan petrol sektöründen bir isim var; Occidental Petroleum‘un CEO’su Ray Irani 857 Milyon Dolar ile bulunuyor. Hemen arkasında ise son dönemde piyasaya sürdüğü Iphone 4′ün teknik sorunları ile boğuşan alternatif tıp ile yakalandığı kanser hastalığı ile savaşan Apple‘ın CEO’su Steve Jobs var. Bu dönemde kendisi 749 Milyon Dolar kazanmış. Beşinci sıradaki CEO ise, Capital One‘ın 569 Milyon Dolar kazanan CEO’su Richard Fairbank.
En fazla kazanan 25 CEO’nun arasında 4 tane Finans Şirketi yöneticileri yer alıyor ki bunlardan 2 tanesi Wall Street’te. On birinci sırada yer alan Lehman Brothers‘ın eski CEO’su 457 Milyon Dolar kazanan Richard S. Fuld ve eski CitiGroup CEO’su 361 Milyon Dolar gelir ile on dokuzuncu sırada yer alan Sandy Weill.
İki ismin gelirini biraz detaylı incelediğimizde değişik durumlar öne çıkıyor. İlki Larry Ellison. 2000 ile 2009 arasında şirketinin piyasa değeri 36 Milyar Dolar’dan, 98 Milyar Dolar’a yükseldi ki, Ellison şirketinin 23% hissesini elinde tutuyor, yaklaşık 28.8 Milyar Dolar etmekte. Hisse satışları sonucunda gerçekleşen kar miktarı, bu dönemdeki gelirinin 97%’ini oluşturmakta kendisinin. Mesela 2001 yılında Larry Ellison 700 Milyon Dolar tutarında hissesini sattı, ve o dönem dot.com balonunun en yüksek seviyelerine çok yakındı. Hemen ertesi yıla hakim olan çöküş ise, Larry Ellison’un 2002′de neredeyse hiç gelir elde etmemesine sebep oldu.
Bilgi vermek istediğim ikinci isim ise Steve Jobs. Steve Jobs bu 10 yıllık dönemdeki anlaşmasındaki yıllık geliri sadece 1 Dolar. Evet, sadece 1 Dolar. Fakat hisse hakları sayesinde bu 10 yılda 647 Milyon Dolar kazandı ki, bu rakam toplam kazancının oldukça büyük bir bölümünü oluşturuyor.
Bu rakamları da paylaştıktan sonra eminim, bu büyük firmaların tepe yöneticisi olmak isteyenlerin sayısı artacaktır. Fakat ilgi çekici bir alt metin var bu bilgilerde. Yukarda adı geçen CEO’ların önemli bir bölümü kendi şirketlerini sıfırdan kuran, hiç bir zorluktan yılmadan azimle ve durmaksızın çalışan ve kendi şirketlerini dünya devi haline getiren CEO’lar. Evet belki şirketlerinin mevcut yapısı sonucu profesyonel yönetici sıfatındalar fakat temelleri girişimci kimliği taşımakta. Ve sıfırdan başlayan bir şirketin aynı yönetici döneminde dünya devi haline gelmesi pek de kolay bir iş olmamakla beraber çok da rastlanan bir durum değil. Umarım bu alt metin, bordrolu hayat yerine kendi yolunu çizmek isteyenlere de, en az genç profesyonellere olduğu kadar motive edici bir faktör olur.
Erinç Atilla
Kanka gerçekten güzel bir yazı olmuş.
CEO dediğimiz bu insanların aslında birer patron olduğu gerçeği çıkıyor ortaya.
Günümüz dünyası risk alma dünyası. Kaybetmeyi göze almadan hiçbirşeyi sıfırdan kazanamayız. Bu listedeki adamların şu an çok şeyi var. Fakat bir noktada herşeylerini riske etmişlerdir.. Ne kadar büyük bir iş adamı olduğun alabildiğin riskin ne kadar doğru ve büyük olduğu ile alakalı.
kesinlikle…zaten iktisadi olarak herşey çok net değil mi, risk’in karşılığıdır getiri…risk’in büyüdüğü durumda da büyümesi gerekir…öngörü, azim, ve biraz da şans ile süper beyinler karşılığını mutlak surette kazanacakları girişimlerde bulunabilirler…tabi bu özelliklere sahip olmayanlar içinse, o noktalara gelmek ancak çok çalışmak, kendini geliştirmeye ara vermemek ve fırsatları iyi değerlendirmekle olur…