
Henüz daha bir sene geçmedi, turizm sektörü ile öne çıkan Yunanistan ile ilgili yazdığım şu yazının üstünden. Ve Yunanistan çok ciddi muhasebe hilelerinin de yardımıyla (bazı giderlerin saklanması gibi) bugüne kadar Maastricht Kriterlerine yakın ekonomik performans sergilerken, aslında dunyanın kendileri için bu kadar da pembe olmadığı gerçeği ile sarsıldı.
Peki komşumuz Yunanistan bu duruma nasıl geldi? Aslında bakarsak Yunanistan özellikle Avrupa Birliği öncesinde oldukça zorlu bir ekonomik yapıya sahipti. 1973 yılında 3.33$ civarında değerlenen 100 Drahma, 2000 yılına geldiğinde sadece 0.27$ civarında değerleniyordu. Sadece bu durum bile aslında aradan geçen 27 yılda Yunan ekonomisinde yaşanan erozyonu gözler önüne sermek için yeterli. Bu ekonomik koşullarda, yabancı sermaye çekme konusunda oldukça sıkıntı yaşayan komşumuz, benzer şekilde borç bulma konusunda da çalmadık kapı bırakmıyordu.
Tam da bu günlerde Yunanistan, Avrupa Birliği’ne katıldı. Ve Amerikan Doları karşısındaki zayıf Drahma gitti, yerine güçlü Euro geldi. Bu sayede bir anda daha önceki imkanlarına kıyasla oldukça düşük maliyetli borç bulmaya, ve uluslararası piyasalarda güven telkin etmeye başladı Yunanistan. Bu süreçte oldukça iyi ekonomik performans gösterdi Yunanistan ve Amerika Birleşik Devletleri ve Almanya gibi güçlü ekonomilerin gösteremediği büyüme performansı gösterdi. Fakat 8 senelik süreçte, gerekli yapısal reformların alınamamış olması, ve ucuz maliyetli borçlanma sebebi ile giderleri çok fazla denetim altında tutmamaları kendilerine önemli sıkıntılar yaşatacaktı. Bir de bu duruma, düşük gösterilen askeri harcamalar, ki bu konuda Goldman Sachs’ın da payının olduğu konuşuluyor, dahil olunca günümüze geldiğimizde mevcut hükümet aslında tablonun gerçeği yansıtmadığı sonucuna vardı. Geçmişe yönelik yaptığı araştırmalar ve yeniden hesaplamalar sonucunda ise Bütçe Açığı’nın daha önce açıklanan ve Maastricht Kriterleri ile de paralel olan rakamların çok daha üzerinde 12.7% olduğu ortaya çıktı. Ülkenin toplam borcu ise milli ekonominin 120%’si civarına ulaştığı açıklandı ( Yaklaşık 300 Milyar Euro).
Ani bir gelişme olarak, daha önce sunulan ekonomik performanslarla neredeyse taban tabana zıt bu göstergelerin açıklanması Yunanistan ekonomisine yıldırım gibi düştü. Henüz yeni göreve gelen George Papandreou Hükümeti, seçim öncesi vaatlerinden vazgeçti ve çok hızlı bir şekilde kriz yönetimini devreye soktu. Çok ciddi bir şekilde harcama kalemleri gözden geçirildi ve bütçe açığında 10 Milyar Euro’ya yakın azalma hedeflendi. Ayrıca vergi toplaması kolay ürünler olan, akaryakıt, alkol, tütün mamülleri gibi alanlarda vergi oranları arttırıldı, emeklilik yaşı 2 yıl ötelendi ve yeni vergi yasaları devreye girdi.
Peki şimdi Yunanistan’ın önünde ne gibi seçenekler mevcut ??
En marjinal çözüm olarak Euro Bölgesi’nden ayrılmak gözükebilir. Fakat bu seçenek, özellikle son döneme damgasını gerek ekonomik gerekse de siyasi anlamda vuran Euro Bölgesi’nin hem saygınlığını zedeleyecektir, hem de ilerisi için örnek teşkil edecektir.
Bir diğer seçenek ise, çoğu borç krizine düşen ülkenin uygulamakta çekindiği borçlarını ödememesi seçeneği ki, bu seçenek aslında pek de düşünülebilecek bir seçenek değil, gerek Yunanistan’ın geleceği, gerekse de Euro Bölgesi’nin geleceği için.
Genellikle önerilen seçenek, harcamaların iyice kısılması ve gelir kalemlerinin (dolayısı ile özellikle vergilerin) iyice yükseltilmesi. Fakat bu seçenek tam bir iki ucu keskin kılıç. Zira ülke ekonomisini durma noktasina dahi getirebilir. Uygulanması sürecinde mutlak surette Uluslararası Kuruluşlardan (IMF ve/veya Dünya Bankası gibi) destek alınması gerekir, ki gerekli düzeylere inen bütçe açıkları ve borçlarla beraber, ekonomi donma noktasına gelmeden canlandırılması için gerekli uygulamalar yürürlüğe konabilsin.
Son seçeneği ise, Yunanistan’ın aslında çok belli etmeden yapmaya çalıştığı bir seçenek, IMF ve Euro Bölgesi’ndeki diğer Avrupa Birliği üyelerinden yardım istemek. Gerekli girişimlerde bulunan Yunan Hükümeti’ne en radikal tepki Almanya’dan geldi; “Adalarınızı Satın”. İlk başta çok rasyonel bir çare gibi gözükmese dahi, Yunanistan’ın Ege Denizi’nde irili ufaklı yüzlerce adası olduğu bir gerçek. Bir zamanlar özellikle Hollywood yıldızları arasında moda olan ada sahibi olma trendi (başta Johnny Deep ve George Clooney satın almışlardı) özellikle yelkencilik için son derece doğru bir adres olan Ege Denizi ve Akdeniz çanağına sıçrayabilirse, Yunanistan stratejik önemi olmayan ve de üzerinde yerleşim olmayan adalarını elden çıkartıp belli bir miktar gelir elde edebilir. Gayet üzerinde düşünülmesi gereken bir fikir olduğunu savunmamın bir diğer sebebi ise, diğer Avrupa Birliği üyelerinin bu yardım talebine kayıtsız kalmaları. Bir diğer kaynak olarak Yunanistan son günlerde IMF ile temas halinde. 2010 içersinde ödemesi gereken 52.2 Milyar Euro’luk borç rakamını ve Mayıs Ayı içersinde bulması gereken 40 Milyar Euro’yu göz önünde bulundurduğumuzda, açıkcası bu görüşmelerde IMF’in elinin çok daha güçlü olduğunu söyleyebiliriz. IMF’ye sadece 1 Milyar Euro’luk katkı ile üye olan Yunanistan’ın borçlanma üst limitinin 10 Milyar Euro olduğu da konuşulan bir diğer konu.
Yunan Hükümeti’nin yaptığı son açıklamada, 2010 yılında resesyonun iyice şiddetlenebileceğini söylerken, alınacak tüm önlemlerin bütçe açığını kontrol etme amacına odaklı olduğu belirtildi.
90’lı yıllarda ülkemizde çok ciddi şekilde yaşadığımız, yüksek borç ve bütçe açığı sarmalına, elinde kendi parasının değerini yönetme yetisi olmayan komşumuz Yunanistan girmiş bulunmakta. Açıkçası komşu ülke olması sebebi ile yaşayacakları ekonomik sıkıntılardan doğrudan etkilenme ihtimalimizin yüksek olması sebebi ile en hızlı ve sağlıklı şekilde bu zor günleri atlatmalarını dilemekten başka bir şey gelmiyor şu an elimizden.
Bütçe açıklarının en büyük sebebi gerek Yunansitan gerekse de bizim için askeri harcamalar. Coğrafi konumumuz gereği, Güneydoğu ve Doğu Anadolu Bölgesinde ciddi bir yapılanmaya sahip olmamız gerekiyor. Fakat özellikle Ege Denizi üzerinde yaratılan ve korku ile beslenen askeri ekonominin önüne artık bir set çekmek gerekiyor. Aksi takdirde komşumuzda da gördüğümüz gibi, yeterince zengin olmayan bizim gibi ülkeler için çok ciddi boyutlara gelen askeri harcamalar uzun vadede ekonomilerimizi oldukça sıkıntıya sokacak cinsten.
Erinç Atilla
P.S. Yunan Ordusunda daha çok Fransız yapımı uçaklar bulunurken, bizim ordumuzda daha çok Amerikan yapımı uçaklar mevcut. Her iki ülke de deniz gücü için yaptığı alımları genellikle aynı ülkelerden yapıyor; İngiltere ve Almanya mesela. Füze sistemleri ile ilgili yazılımlar genellikle İsrail kökenli firmalar tarafından yapılıyor. Bakıldığında binlerce yıldır iç içe yaşayan bu iki halkın üzerinden korku ile beslenen bu ekonominin kimlere yarar, kimlere zarar getirdiğini görmek zor olmasa gerek.
Sitede yer alan yazılar, yazarların şahsi fikir ve görüşleri olup, hiçbir şekilde bağlı bulundukları kurumları bağlamamaktadır. Söz konusu yazılar, yatırım danışmanlığı, denetim hizmeti kapsamında yer almamakta olup, bu tip hizmetler için profesyonel şirketlere başvurulması tavsiye edilmektedir.
Süper makale olmuş teşekkürler!
Övgünüz için teşekkürler. Bugün haberleri tararken şöyşe bir bilgiye rastladım. Aslında komşumuzun bizden çok farklı olmadığını biliyorduk fakat bu bilgiler ortaya çıktıkça çok daha iyi öğreniyoruz.
Bir önceki hükümette tarım bakanı olarak görev yapan Hacigakis’in bakanlığına tarım eğitimi veya bilgisi olmadığı halde, 80 kişi yerine 269 kişi aldığı ve bu kişilerin ya akrabaları ya da hükümette birilerinin akrabaları olduğu ortaya çıkmış. Aynı zamanda kendisinin 30 adet kayıtlı cep telefonu hattı varmış ve bunlardan sadece bir tanesinin faturası 11.800 Euro gelmiş bir ayda. Hiç bir zaman yayın hayatına geçmemiş bir televizyon kanalı için de 75.000 Euro maaşlı çalışanlar işe almış.
Sanırım devlet bütçesi nasıl olsa harca harca bitmez mantığı Avrupa Birliği’ni tarihinde karşılaştığı en ciddi yıkıma sürüklemiş durumda.
Bugün Yunanistan tahvil ihalesine çıkacaktı. İhalede toplam arzın 3,64 katı kadar talep meydana gelmiş ve komşumuz 4,65% faizli 2 Milyar 40 Milyon Euro değerinde tahvil satmış.
Make more post like this one
Salamande
http://www.kickspro.com/