Krizde Kişisel Çözümler

Krizde Kişisel Çözümler

İlk yazımda son üç beş ay herkesi etkileyen, sonunun ne zaman geleceği tam olarak bilinmeyen kriz ve kişisel ekonomik duruma olan etkilerini en aza indirmek için nacizane tavsiyelerden bahsetmek istiyorum.

Kısaca bu ekonomik krizden bahsetmek istiyorum. Amerika Birleşik Devletleri’nde Konut Kredisi Krizi olarak başlayan, türev piyasalarının yapay bir şekilde şişmesi sonucu tüm finans sektörüne yansıyan bu kriz, bir sonraki aşamada finans sektörünün ciddi kayıplar yazması ve kendi iş yapılarını gözden geçirmeleri sonucu ülke ayrımı yapmadan, reel sektordeki şirketleri de etkiledi. Tüm dünyada bir çok firma üretime ara verdi, veya tamamen kapanmak zorunda kaldı. Bu çözümlere gitmeyenler ise, binlerce kişiyi işten çıkardı. Son noktada da, bu ekonomik kriz, her kesimden insanları birebir etkiledi.

Şimdi bu krizin etkilerini en aza indirmek için yapabileceklerimize kısaca değinelim.

1) Kazandığınız para biriminden harcayın

Ülkemizde çalişan çoğu insan gelirinin çok büyük bir kısmını Türk Lirası cinsinden almakta. Fakat, borçlanma olanaklarının daha cazip olması sebebi ile geçmişte yabancı para birimi üzerinden yapılan borçlanmalar artmıştı. İnsanlar Türk Lirasının yabancı paralara karşı hep güçlü kalacağını öngörmüşlerdi. Benzer hataya 2001 yılında düşenler kafalarını duvarlara çarpmışlar, fakat geçmişten ders almayanlar aynı hatayı tekrarlamışlardı. Çok karmaşık hedge işlemleri yapma imkanından mahrum olanlar, elde ettiği gelirlerle harcamalarının farklı para birimlerinden olması sonucu kabul edebileceklerinden çok daha yüksek risklerle karşı karşıya kalırlar. Dalgalanmaların arttiğı, geleceğin daha az tahmin edilebilir olduğu kriz ortamlarında bu tarz riskler taşımak çok büyük zararlarla sonuçlanabilir.

2) Harcamalarınızı kısın

Kriz ortamlarının en büyük özelliği, genel fiyat düzeyinde meydana gelen artışlardır. Dünya geneline yayılan bir depresyonun mevcut olmadığı günümüzde, enflasyonist baskı görülmektedir. Bunun sonucunda da elde edilen nominal gelirlerin satın alma gücü düşer. Bu sebeple de, bizlerin aynı geliri elde etmemize rağmen aynı harcama seviyemizi korumamız durumunda, kişisel bütçelerimizde açıklar meydana gelecektir. Buna karşı alınabilecek en etkili önlem, yaptığımız harcamaları sınıflandırmak ve zorunlu olmayan harcamalarda kısıtlamaya gitmek olacaktır.

3) Kredi kartlarınizı konsolide edin

Birden fazla bankadan kredi kartına sahip olanların ilk karşilaştiği konu, her kredi kartı için ödemek zorunda oldukları ücretler. Aynı zamanda, kişisel bütçenizi takip ederken farklı hesap kesim tarihleri ve ödeme tarihleri olan kredi kartlarının takibini yapmak gerçekten çok zor bir süreç olabilir. Bir başka konu ise, bir kaç kredi kartına sahip olmanın sonucu olarak kişisel gelirinizden daha fazla miktarda harcama gücüne sahip olmak, kısaca sahip olmadiğiniz bir parayı harcamak. Bu iki önemli husus, kişisel bütçenize özellikle de kriz zamanında çok ciddi zararlar verebilir. Bu sebeple yapılacak ilk iş, farklı bankaların kredi kartları arasından, en çok kullandığınız ve limiti işinizi en çok gören (kesinlikle en yüksek limitli olanı kastetmiyorum) kredi kartınızı bırakıp, diğer hepsini iptal ettirmek olacaktır.

4) Yatırımlarınızı çeşitlendirin

Kriz ortamında, biriktirdiğiniz ve yatırım yaptığınız paranın tamamını bir yatırım aracında tutmak çok büyük risk içerir. Finans’in en temel ilkesine uyun ve yatırımlarınızı çeşitlendirin. Böylece sadece bir yatırım aracını etkileyecek risklerden nispeten uzak dururken, farklı fırsatları da değerlendirmiş olacaksınız. Yatırım yapacağınız alanı seçerken, mutlaka iyice bildiğiniz ve anladığınız alanları değerlendirmeye alın. Nasıl işlediğini kavrayamadığınız, belirsizlikler içeren yatırım araçlarına yapacağınız yatırımlar sizin için profesyonellere nazaran daha çok risk içerir.

5) Büyük harcamalardan kaçının

Kriz ortamlarında yapacağınız ev alımı, araba alımı gibi gelirinize oranla büyük olan harcamalar, gelecekteki gelirinizin bir bölümünü (kredi kullandığınız varsayımı ile) ipotek altına alır. Bu dönemlerin en belirgin özelliği, ilerisinin tam anlamı ile öngörülemez olmasıdır, bu sebeple de işten çıkarma, enflasyonist ortam sebebi ile elde edilen gelirin satın alma gücünün azalması gibi koşullar sonucu, ev ve araba gibi harcamalar icin yapacağınız zorunlu taksit ödemeleri tehlikeye girebilir. Bu tarz harcamaları nakit olarak yapmak da, paranın alternatif maliyetinin çok yüksek olması sebebi ile finansal olarak mantıklı bir çözüm olmayacaktır. Bu sebeple, önümüzdeki günlerde yapmayı planladığınız bu tarz harcamaları ötelemeniz çok daha doğru olacaktır.

6) Taksit imkanlarından yararlanın ve takibini yapın

Her ay yapılması gereken harcamalar vardır. Bu harcamalar için mümkün olduğunca taksit imkanından yararlanın. Bunu söylerken, yaptığım en temel varsayım, hiç bir zaman aylık gelirinizin üstünde bir harcama seviyesine çıkmıyor olmanız. Bu varsayım altında, gelecekteki paranın değerinin enflasyon sebebi ile, bugünkünden daha düşük olacak olması sonucu, ödemelerinizi taksitlendirebildiğiniz sürece, bu davranış satın alma gücünüzün avantajına olacaktır. Fakat bu taksit ödemeleri bir süre sonra karışık olmaya başlayabilir, bu sebeple, çok iyi takip etmenizi öneririm.

Erinç Atilla

Sitede yer alan yazılar, yazarların şahsi fikir ve görüşleri olup, hiçbir şekilde bağlı bulundukları kurumları bağlamamaktadır. Yazılar, yatırım danışmanlığı, denetim hizmeti kapsamında yer almamakta olup, bu tip hizmetler için profesyonel şirketlere başvurulmasu tavsiye edilmektedir.



Leave a Reply

Subscribe in a reader