Bundan yaklaşık 10 sene kadar önceydi. Henüz lise yıllarımdaydım, ve ekonomi ile iş dünyasına olan ilgim başlangıç aşamasındaydı. Günümüzdeki gibi takip edilebilecek onlarca iş dünyası dergisi de yoktu. Haftalık olarak takip ettiğim bir dergide, Celal Birsen’i anlatan bir yazı okuyup oldukça etkilenmiştim. Nasıl etkilenmeyeyim ki ?? Türkiye’nin belki de en çağdaş şehirlerinin birinde yaşayan, ve çok geniş imkanlara sahip olacak kadar şanslı olan benim için Celal Birsen’in hikayesi oldukça çarpıcıydı…
Malataya, Pötürge doğumlu Celal Birsen. Ailesi ile göç ettigi İstanbul’da ilkokuldan sonra eğitime devam etmedi ve işportacılık yapmaya başladı. Belli bir zaman geçtikten sonra ise sadece şemsiye satmak istediğine karar verdi. İlk tuttuğu dükkan sadece iki metrekare olduğundan, sattığı şemsiye modellerini göstermek için müşterileri ile beraber dışarı çıkması gerekiyordu. Türkiye’de kaliteli şemsiye bulmanın zorluğunu gördükten sonra, kiraladığı dükkanı büyüterek, yabancı bir markanın mümessilliğini aldı. Daha sonra ise, kendisinin çok daha iyisini yapabileceğine inandı, ve üretime yöneldi. İlk markasına, ülkemizin en önemli karakteristik özelliklerinden biri olan yabancı marka merakına yenik düşmemek için Rainbow adını koydu. Daha sonra ise büyük bir risk alıp kendi adı ile yola devam etme kararı aldı.
Her geçen senede üretim kalitesini ve çeşitliliğini arttırdıktan sonra, yurt dışına açılıyor, Celal Birsen. Şemsiye sektörüne yeni bir bakış açısı getiren Celal Birsen, sadece yağmurdan değil, güneşten korumaya yarıyan, büyük plaj şemsiyeleri üretmeye de başlıyor. Algida Dondurmaları’nın en büyük tedarikçilerinden biri oluyor ve Çorlu’da 40.000 metre karelik kapalı alanda üretime devam ediyor.
Bu başari hikayesi, bu girişimci ruh ve özgüven nasıl takdir edilmesin ki ?? Yakın çevremin benden çokça duyduğu bir sözdür, “bak buda Celal Birsen imiş” cümlesi…En son geçen yaz rüzgarda kendiliğinden kapanan plaj şemsiyelerini görünce, son dönemin en gözde akımı olan, inovasyon ile de yakından ilgilendiği konusunda hemfikir olmuştuk arkadaşlarla.
Bu başarılı ve girişimci iş adamını, genç yaşında, yağmur sebebi ile kaybedeceğimiz ise hiç aklımıza gelmezdi. Ne yazık ki, 14 Şubat akşamı, Çorlu’daki fabrikasından evine dönerken, yolda birikmiş yağmur suyunun sebep olduğu bir kaza neticesinde aramızdan ayrıldı, Celal Birsen…Arkasında sevdiklerini göz yaşları içinde bırakırken, tüm genç girişimcilere örnek teşkil edecek bir başarı hikayesi de bırakarak…
10 yıla yakındır, şemsiye ile ilgili bir konu geçtiğinde mutlaka andığım Celal Birsen markasını ise zor gunler bekliyor. Bu krizi umarım en kısa zamanda atlatırlar, ve kurucuları rahmetli Celal Birsen’in her röportajında belirttiği gibi, insanların şemsiye yerine Celal Birsen diyeceği günleri bizlere yaşatırlar…Celal Birsen’e Allah’tan rahmet dilerken, başta yakınları ve sevdikleri olmak üzere, Malatya halkına, Malatyaspor camiasina, Türk İş Dünyası camiasına ve Türk Futbolu camiasına baş sağlığı diliyorum. Nur içinde yatsın.
Erinç Atilla